BABANIN GÖREVİ 4

Categories: Adult Hikayeler.

Eki 8, 2019 // By:analsex // No Comment

BABANIN GÖREVİ 4
İbrahim gittikten sonra bir suçluluk duygusu beni sardı. Barkın ın odasına gidip, içeri girdim. Pantolonu ve tişörtü ile oturuyor, ders notlarına bakıyordu. Bana baktı, Merhaba anne, kurabiyeler süperdi. dedi. Rica ederim… Ama bir şey var… dedim.
Dikkatlice bana baktı ve Ne? diye sordu, meraklı olduğunda göz bebekleri her zaman büyüyordu. Şu anda da öyleydi. Bu hali gerçekten tatlıydı.
Sanırım arkadaşına biraz göz banyosu yaptırmış olabilirim. dedim kıkırdayarak. Birden kahkaha atmaya başladı ve Farkındayım. dedi.
Şaşırmıştım. Nasıl yani? diye sordum. Onu hiç bakarken fark etmemiştim.
Bana söyledi anne, senin gerçekten genç göründüğünü ima etti ama bunun ne demek olduğunu anladım. Sonra da göz ucumla fark ettim, belki de bana göstermek istiyordun ama umduğun gibi ben bakmadım. Değil mi? dedi.
Hayır. Sana göstermek isteseydim, zaten böyle bir şeye gerek kalmazdı. dedim göz kırparak. Sonra da mutfağa indim. Yemek yapmaya başladım. Akşam için çorba hazırlamayı düşünüyordum. Güzel bir çorba, işlerin normale döndüğünü net bir şekilde bize hissettirecek tek şeydi şu anda.
Arkamdan yavaşça yaklaştığını duymamıştım. Anne, yemek mi yapıyorsun? dediğinde irkildim. Başımı hafifçe ona çevirip; Evet. dedim. Gülümsüyordum, o da gülümsüyordu. Herşey güzeldi. Birden aklıma geldi ve sorma gereği duydum. Arkadaşının bugün beni öyle görmesi seni rahatsız etmedi mi? dedim.
Hala ayakta dururken Hayır, aslında bu bir iltifat şekli. kaba bir şekilde dile de getirmedi. Sen alındın mı? dedi.
Hayır. diye cevap verdim. Alınacak bir durum yoktu zaten, ben kendim, isteyerek ona hafif bir göz banyosu sunmuştum sonuçta. Bunda bir sorun yoktu. Sen ne düşünüyorsun? diye sordum hafifçe sırıtarak. Yaramazlık yapmak hoşuma gitmişti. Cevap vermedi, öylece bakmayı sürdürdü. Ne? diye sordum gülümseyerek. Ona dönmüştüm.Bir adım atıp ona yaklaştım ve Yoksa sence yaşlı annenin iltifat alması kötü bir şey mi? dedim.
Hayır, tabi ki değil. dedi sırıtarak. Hem zaten bunların harika parçalar olduğunu inkar edemeyiz değil mi? dedi, aniden elleri göğüslerimi avuçladı. Ve nazikçe havaya kaldırdı, parmak uçları ise sütyenimin altındaki göğüs uçlarımı okşamıştı. Bir anda sertleştiklerini hissettim. Bıraktığı anda ise donmuş kalmış bir durumdaydım, adeta şoka girmiş bir şekilde; Barkın! Nasıl böyle bir şey yapabilirsin? Ben senin annenim! diye haykırdım.
Abartma anne, sadece söylüyorum. Çoğu kişiye göre hala bir bebeksin, spor yaptığın için de harika kalçalarının olduğunu gözleri gören her erkek kabul eder. Bunun için mutlu bile olmalısın. Bu parçalara sahip olmak isteyen ve olamayan pek çok kadın olduğuna eminim. dedi ve elleri bir anda belimin arkasından geçip kalçalarımı buldu. Kalçalarımın iki tarafına da acı dolu bir çimdik atmıştı. Bir anda acıyla viyakladım. O sırada kahkaha atmaya başladı. Aynı babası gibi gülüyordu ve bu durum beni gerçekten sinir ediyordu.
Dur artık! diye haykırdım. Hormon dolu olduğun için yaşlı bir kadına ilgi duyduğunuzu zannediyor olabilirsiniz, ancak en azından kendi oğlumun, annesine biraz saygı duymasını bekliyorum… Sınırları aşıyorsun!
Anne, bizim işimiz önümüzdeki yirmi dört saat boyunca sınırları aşmak değil mi? Bütün sınırları aşmalıyız ki bebek yapabilmek için yeterli seviyede olalım. Buna ihtiyacımız olduğunu sen de biliyorsun, bu utangaçlığı bırakmalısın. dedi küstahça.
Kendinden utanmalısın… Annesiyle böyle konuşan bir çocuk… Ne kadar utanç verici, kendinden gerçekten iğrenmelisin şu anda. Böyle konuştuğunu baban bilseydi ne hissederdi hiç düşündün mü? diye sordum. Gözlerimde artık öfkeden çok, mantıklı olmasını beklediğim bir ifade vardı. Buna ihtiyacım vardı. Bizim buna ihtiyacımız vardı…
Babam şu anda senin hamile olduğunu düşünüyor ki, onun eve güvenli dönmesini istemesinin tek sebebi de bu mucize olduğuna inandığı bebek. Değil mi anne? Onun gerçeği bilmesini istiyorsan başka tabi ki, ona rahatlıkla söyleyebilirim. dedi, ses tonundaki kendinden eminlik beni çok rahatsız etmişti.
Sakın deneyeyim bile deme! diye haykırdım. Aslında gerçeği ben söylemeli ve eve güvenle dönmeyi istemesini ummalıydım. Bunu yapmam gerektiğini ise günden güne daha iyi anlıyordum ancak daha önce yapamamıştım.
Bunu gerçekleştirebiliriz anne, sen ve ben… Kimsenin bilmesine gerek kalmadan. Daha bilgece bir yöntem de bilmiyorum. Bu durum karşısındaki en makul çözümün bu olduğunu anlamıyor musun? Sen hamile olabilirsin ve babam da kendini bizler için güvende tutar. Ona kavuşuruz. Her zamankinden daha tehlikeli koşullar altında bile olsa, riske girmekten kaçar. Tabi… Sen bir bebek sahibi olmak istemiyorsan başka… Gözlerimin içine bakıyordu. Öyle mi yoksa? diye sordu.
Tabi ki bir bebek istiyorum… Ne kadar mutlu olduğumu sen de gördün. dedim.
O zaman sorun yok. Anlaşma sağlandı. Tabi ki, seni hamile bırakamayacağımı düşünüyorsan o başka. 0 zaman da sana ne kadar çok boşaldığımı gösterebilirim. Kanıtlayabilirim anne. Kendimi bunun için hazırladım ve normalde bile çok fazla boşalıyorum. dedi.
Ne kadar boşaldığını elbette biliyordum. Odasında gördüğüm o kadar kanıttan sonra aksini nasıl düşünebilirdim ki. Spermelerinin, yumurtamı bulacağına kesinlikle emindim. Burada iki yanlışlık var Barkın. Birincisi, bu spermler benim kendi öz oğlumun, kocamınki değil. İkincisi ise ne kadar çok boşalırsan boşal, asla gitmesi gereken yere ulaşamayacağına emin olabilirsin. Çünkü bu asla gerçekleşmeyecek. Bu, birbirini seven iki insan arasındaki özel bir olaydır. dedim. Gerçekten kendi oğlumla bu şekilde nasıl konuşabildiğime bir türlü inanamıyordum, zaten olanlar bir türlü aklımda tam olarak oturmuyordu. Hala benim için fazlaydı…
Ama biz birbirimizi seviyoruz anne… dedi tüm içtenliği ve masumiyeti ile. 0 anda onu alıp kollarımın arasına sarmak istedim. Esk**en olduğu gibi ona sarılmak istedim… 0 kadar tatlı bir şekilde bunu söylemişti ki, onun sevgisinden zaten şüphe duymuyordum. Fakat tüm bu yaptıklarından sonra aramızdaki mesafeyi korumanın en doğrusu olduğuna kanaat getirdim.
Bizim aramızdaki sevgi çok daha farklı Barkın. Bir erkek ve kadının arasında gelişen özel bir bağ vardır. Onlar birbirinin kişiliklerini severler, ancak bir yandan da birbirlerinin bedenlerine karşı geliştirdikleri dürtüleri vardır, birbirlerinin karşısında çıplak kalmayı normalleştirene kadar da bu devam eder. Sonrasında ise bebek yapmaya hazır olabilirler ancak. Bu sürecin ne kadar farklı ve kademeli olarak ilerlediğini göremiyor musun? dedim.
Belki de bunun iyi bir yere varacağını düşündüm. Belki de Barkın ın ilerisi için de bir yetişkin gibi, başka biriyle nasıl ilişki kuracağını anlayacağını düşündüm. Gerçekten bir ders alacağını ve bunu gönülden uygulayacağını umdum sanırım.
Tamam anladım… Önce birbirimizi çıplak olarak görmemiz istiyorsun demek. Tamamdır, bu benim için uygun. dedi ve tişörtünü yukarı doğru hafifçe sıyırdı. Başından çekip tamamen çıkardığında ise babasına oldukça benzeyen kaslı vücudu ortaya çıkmıştı. Bak, benim göğsüm… Anne… Görüyor musun? Bana bak anne… dedi, ses tonu gittikçe sertleşiyordu ancak içindeki yumuşak tınısını da koruyordu.
Elimden bir şey gelmiyordu, baktım. Kılsız göğsü, sahilde yanmıştı. Tenine çok güzel bir ışıltı veriyordu. Babasına o kadar çok benziyordu ki… Oldukça uzun, biçimle ve geniş kaslı bir yapısı vardı. Kas çizgileri, pantolonun tam üstünde bir kesintiye uğruyordu. Aşağılarda da aynı kaslı yapısının devam ettiği belliydi.
Barkın, dur! Gerçekten büyük bir hata yapıyorsun. Ve kendini aptal durumuna düşürüyorsun. Geriye doğru baktığında bu anları hatırlayacak ve utanacaksın. Oldukça utanacaksın… dedim yalvarırcasına. Yaptığı gerçekten de saçmalıktı.
Tabi ki durmadı. Pantolonunu çıkarmak için eli kemerine gittiğinde artık gözlerim ellerini takip ediyordu. Kemerini çıkarıp pantolonunu yere düşürürken, bacaklarını salladı. Bir anda bileklerine kadar inen pantolonunu ise ayaklarını kaldırarak tamamen bacağından çıkardı ve kenara doğru tekmeledi. Gerçekten de yaptığı spor etkili olmuştu. Kaslı bacakları da ortadaydı.
Görüyor musun anne? dedi, kendi etrafında dönerek. Artık sadece boxer vardı üzerinde. Kafamın karışıklığını göstermemek için çaba harcıyordum. Yüzümdeki her kası kontrol etmeye çalışıyordum. Seni zaten iç çamaşırınla etrafta dolaşırken çok gördüm, ben senin annenim zaten. Plajda da böyle çok gördüm. Şu anda sadece annenin önünde kendini rezil ediyorsun ve zamanını harcıyorsun genç adam. Birazcık bile umursamıyorum, görmüyor musun bunu? dedim. Sesime oldukça küçümseyici bir ton katmaya çalışıyordum.
Ah evet… Beni böyle daha önce gördün. Doğru. Fakat bana daha öncekilerden daha farklı bir gözle bakmanı istiyorum. Bir annenin
gözlerinden görmeni istemiyorum artık beni, bana bir kadın olarak bakmam istiyorum. Bir bebek isteyen bir kadın gibi… O bebeğin de benim tarafımdan yapılabileceğini bilen bir kadın gibi görmeni istiyorum beni.
Mutfağı terk etmeli ve kendimi odama kapatmalıydım. Biliyordum, tam olarak yapmam gereken de buydu ama nedense kaldım, sanki oraya mıhlanmış gibiydim. Bir planım olmasını ve onun bu görevden vazgeçmesini ummaktan başka bir şey elimden gelmiyordu ne yazık ki. Düşünüp duruyordum fakat işin içinden çıkamıyordum.
Tamamen anlamsız şeyler söylüyorsun… Saçmalıyorsun bu Söylediğin şeyler imkansız. Aradan milyon geçse bile imkansız. Boşa kürek çekiyorsun, bunu anlamadığına ise hala şaşırıyorum.
Oh… Milyon yıl gerçekten çok uzun. dedi alaycı bir ses tonu ile. Ve de yapacağını yaptı. Boxer ını da çıkarmıştı. Zemine düşen boxerını da ayaklarını sallayarak duvarın kenarına fırlattı. Milyon yıl gerçekten çok uzun süre anne… Çünkü yarın, bugün sonra, beraber bir bebek yapmak zorundayız. Bana doğru işaret parmağını uzattı ve ardından kendi göğsüne dokundururken Sen… Ve ben… dedi.
Ne diyeceğimi kesinlikle bilmiyordum. Tamamen çıplak kalan oğlumun görüntüsü beni sessiz biri haline dönüştürmüştü, resmen nutkum tutulmuştu. Dokuz yaşından beri onun çıplak vücudunu görmemiştim. Şimdi ise on sekiz yaşında, inanılmaz vücudu olan bir genç adamdı. Bacaklarından, göğsüne kadar ne kadar da büyüdüğünü, ne kadar da inanılmaz bir hale geldiğine şaşırmış durumdaydım.
Aklımdan hiçbir şey geçmiyordu… Sadece oğlumun adı. Fısıldadım usulca, belki şoktan, belki de hayranlıktan… Barkın…
Sünnetli aletine bakarken, onun üzerindeki mavi damarları gördüm. Hafifçe sallanmaya başladığında, damarlarının kanla dolmaya başladığını anlamam kısa sürdü. Kısa ve emin hareketler ile yerinden oynamaya başlıyordu. Gözleri ise vücudumda süzülüyordu. Beni hayal ediyor olmalıydı.
Gözlerim, üzerinden ayrılmıyordu. İnamlmazdı, kendimi bakmaktan alıkoyamıyordum. Oğlum, hayatımda gördüğüm en büyük alete sahipti.
Ne düşünüyorsun anne? diye sorduğunda girdiğim şoktan bir anlığına uyanmıştım.

About analsex

Browse Archived Articles by analsex

Related

Sorry. There are no related articles at this time.

Leave a Comment

Your email address will not be published.

 bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bursa escort bursa escort gaziantep escort porno izle sivrihisar escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort maltepe escort